fikirlerin beş para etmez, sen de boş ve yararsızsın

bir yere, bir olaya veya bir kişiye
yoğun bir aşkla baktığında gördüklerinle,
nefretle baktığında gördüklerin farklıdır.

her iki türlüsü de seni yanlış karar vermeye,
önyargıyla harekete geçmeye itecektir.
çünkü her ikisi de
elindeki sınırlı bilginin
sende reaksiyona uğramış ve
radikalleşmiş halidir.

önemli, gerekli ve zor olan
çıplak gözle ve
ayık bir zihinle bakabilmektir.

ayık ve çıplak.
çünkü iki radikal uç da seni sarhoş edecektir;
nefret de, aşk da.
sarhoş iken araba kullanmak doğru değilse,
bir yer, bir olay veya bir kişi hakkında karara varmak,
hiç doğru değildir.

eğer yapamayacaksan,
yapabileceğin en iyi şey,
her ne karar verdiysen ver,
eğer ucunda insanlık için yararı olacak
yaratıcı bir üretim yoksa,
sonucunda
sonraki nesillere bıraktığından
ileride gurur duyabileceğin
bir çözüm yoksa,
içinde fokur fokur kaynayan
o karar ve
o fikirlerini herkesle paylaşma şehvetini
bulabildiğin en pratik ve en hızlı yöntemle
söndürmek ve
kendini tutabilmektir.

çünkü
senin aciz ve beş para etmez fikirlerin
çok büyük ihtimalle
daha önce birilerinin daha aklına gelmiştir.
bu durumda aslında
pek de bir kıymeti yoktur.

zaten eğer bu konuda bir üretim yapılmış,
seni memnun edecek bir çözüm bulunmuş ise,
bu ilkel ve dürtüsel fanatik şehvetle uyarılmış
senin sığlığında birinin bile,
dikkatini çekecek,
kesin haberin olacaktır.

böyle bir durumda kaldığında,
en hayırlısı,
bu fikirlerini kendine bile saklamamaktır.

çünkü
her yer,
her olay ve
her kişi,
üstünde yaşadığın dünyanın,
tarihin ve
insanlığın hücreleridir.

çünkü
hiçbir bilgi
aslında doğru karar vermeye yeterli değildir.
çünkü
her karar ve fikir,
değişmeye mahkumdur.

bunu ancak gerçekten ayık ve çıplak değerlendirmeye karar verdiğinde ve
bu kararınla gerçekten dünya ve insanlık için yararlı olacak
bir üretimde bulunmaya niyet ettiğinde anlarsın.

ve, dostum, bu gerçekten çok zor ve çok uzun bir yoldur.

bu yola çıkmaya yüreğin yoksa
fikirlerinin ve kararlarının hiçbir yararı yoktur.

eğer bu yola çıktıysan endişe etme,
verdiğin kararın ve yapacağın işin
insanlık için yararı olup olmayacağını kolaylıkla ölçebilirsin.

hiçbir zorlama olmadan
yanına katılanların ve sana destek verenlerin sayısı
her geçen gün artıyorsa ve
yaptığın işten ve söylediğin sözden
memnuniyet duyar hale geldiysen
anla ki gerçekten doğru yoldasın.

hiçbir zorlama olmadan
her geçen gün kendini daha yalnız ve
daha yanlış hissediyorsan ve
buna rağmen
yaptığın işten ve söylediğin sözden
memnuniyet duymaya çabalıyorsan
o zaman anla ki yolunda, fikrinde ve sende bir sorun var.

hiçbir zorlama olmadan
bu fikri sadece bağırdıysan ve
bununla ilgili herhangi bir üretimin yoksa ve
sadece bu yaptığın işten,
yani sadece söylediğin sözden bile
memnuniyet duyar hale geldiysen,
anla ki sen boş ve yararsız bir insansın.

ve her boş ve yararsız insanın yapması gerektiği gibi,
kapa çeneni ve
hiç bir şeye karışma.

hiç bir şeye karışma ki,
gerçekten bir şey yapmaya çalışanlara
gerçekten bir yararın olsun.

hiç bir şeye karışma ki,
ileride hatalarına rağmen,
aynada kendine bakmaya yüzün olsun.

yanlış anlama,
hata yapmakta sorun yok.
hata yapmak insanın doğasında var.
yaptığın hatadan ders çıkarmamakta,
yaptığın hatayı farkedip durmamakta,
yaptığın hatada ısrar etmekte,
üzerine gitmekte, inat etmekte
sorun var.

yanlış anlama,
yanlış düşünme,
ve
yanlış davranma.

yalnız anlama,
yalnız düşünme,
ve
yalnız davranma.

doğru anlamaya çalış ve
başkalarının da öyle anladığından emin ol.

doğru düşünmeye çalış ve
başkalarının düşünceleri ile sağlamasını yap.

doğru davranmaya çalış ve
başkaları da senin yanında olsun.

ve asla,
bunlardan sadece bir tanesini yapma.

herkesin
her fikrini
herkesin ulaşabileceği
yerlere koymaya hakkı olduğu bir çağdayız.

sırf bir yere koyabildiğin için fikir üretme.
sırf bir yere koyabiliyorsun diye insanlara ulaştığını düşünme.
sırf insanların ulaşması için fikirlerini şehvet ve sarhoşlukla kaplama.

çünkü, herkes her fikrini her yere koyarsa,
diğerlerinin ulaşacağı şeylerin çok büyük bir kısmı,
boş ve yararsız olacaktır.

sonraya kalan ve
dünyayı, tarihi ve insanlığın
hücrelerini dolduran da
boşluk ve yararsızlık olacaktır.

ve dostum,
boşluk ve yararsızlık,
muazzam seviyelerde üretildiğinde,
insanlığın kanseridir.

Categories: TRViews: 94Comments: 0